|
Arı
zehirinin farmokolojik etkileri, bağışıklık sistemini uyarması ve
birçok rahatsızlığa iyi gelmesi nedeniyle son yıllarda üretimi ve tıpta
kullanımı her geçen gün artmaktadır. Arı zehiri saf olarak iğne
şeklinde, krem, tablet ve merhem şeklinde ilaç sanayiinde yaygın olarak
kullanılmaktadır. Farmokolojik olarak arı zehiri kan dolaşımını
artırıcı, bakteri öldürücü, radyasyona karşı koruyucu, tansiyon
düşürücü etkileri ve bağışıklık sistemini aktive edici etkilere
sahiptir. Arı zehirinin bu özellikleri ve yaygın olarak kullanımı
nedeni ile APİTERAPİ başta ABD ve birçok Avrupa ülkesinde alternatif
tıp olarak kabul edilmiş ve Apiterapi hastaneleri kurulmaya
başlanmıştır.
Arı zehiri, arıdaki sokucu iğne yoluyla çıkan güzel kokulu ve şeffaf
bir akıcıdır. Ancak bunun tadı acı, kokusu ise yakıcıdır.
Arı zehiri en yüksek sıcaklık ve en düşük soğukluk derecelerine karşı
mukavemet eder. Kaynatmak veya dondurmakla da arı zehirinin oranından
bir eksiklik meydana gelmez.
Yeni ilmi araştırmalar, arı zehirinin en kuvvetli bir antibiyotik olduğu
neticesine varır. Araştırıcılar 20 ppm.lik arı zehiri çözeltisinin
mikrop öldürücü olduğunu tesbit etmişlerdir. Paramezyum denilen
mikroskobik canlı, 100 ppm.lik arı zehiri çözeltisinde hemen, 20
ppm.lik çözeltide ise 30 saniyelik bir bekleme neticesinden öleceği, 17
ppm. nisbetinde de bölünmede bölünme hadisesinin görüleceği düşünülür.
Bu açıklamalardan; değişik ölçülerde arı zehiri ihtiva eden
çözeltinin, biyolojik tesirlerinin de o ölçülerde olabileceği
anlaşılır.
Yapılan araştırmalar, arı zehirinin çok sayıda hastalık tedavisinde
faydalı olduğunu tespit etmiştir. Arı zehiri ile tedavi yaygın hale
gelmiş, dünya devletlerinin bir kaçında arı sokmasıyla tedavi
merkezleri açılmıştır. Arı sokmasıyla tedavi edilen hastalıklardan biri
de romatizmadır. Uzun yıllar süren araştırmalar neticesinde 1897
yılında neşredilen bir makalede, arı zehiririn romatizmada ciddi ve
isabetli bir ilaç olduğu belirtilmişitir.
Arı zehiri bazı cilt hastalıklarında faydalı bir ilaçtır. Onun Sülfidin
gibi bazı ilaçlarla karıştırılmasıyla yüzdeki çıbanların tedavisinde
tesirli olduğu görülmüştür. Aynı şekilde o, cilt veremi için de
isabetli bir ilaçtır. Petersburg Enstitüsü Profesörlerinden M. Lokosliu
1864 yılında arı zehirinin sıtma tedavisinde tesirli olduğuna dair bir
makale neşretmiştir. 1861'de Dr. Soliz, 1859 baharında sıtmanın her
çeşidi için arı zehirinin ilaç olarak kullanıldığını açıklar.
Yan etkileri: Sayıları çok az olmakla birlikte birtakım insan
arı sokmasına karşı duyarlıdır. Bir arı sokması kurdeşene, ürtikere
seyrek olarak kollapsa da neden olabilir. Arının soktuğu kimsenin yüzü
beyazlaşmaya, nabzı yükselmeye başladığında derhal hekime baş vurmak
gereklidir. Aşırı alerji gösterenler tedavi yolu ile arı sokmasına
karşı bağdaşıklık kazanabilir.
Özellikle arı zehiri ile romatizmanın tedavi edilebileceğini Mısırlılar
da bilmekteydiler. Tedavi, ağrıyan yer arıya sokturularak yapılırdı.
Günümüzde zehir özel yöntemle toplanıp kurutularak süresiz
saklanabilmektedir. Yapılan araştırmalar arı zehirinin kortizon
salgısını arttırdığını göstermiştir. Günümüzde arı zehiriyle romatizma,
artritis (eklem romatizması), arter hastalıkları, deri, damar
hastalıkları, eklem iltihaplanmaları, hematom (kanamalar), nöroloji
(sinir iltihapları nedeni duyulan ağrılar), siyatik, alerji, saman
nezlesi tedavi edilmektedir.
|