Balın insan sağlığına
Bal öksürüğü keser, balgamı kurutur.
Bal vücudu güçlendirir.Rutubeti dışarı atar.
Mide ve ciğerdeki atık maddeleri dışarı atar.
Kumları döker, bağırsal yaralarını giderir.
Mideye ferahlık verir, hazım için kati devadır.
Bal Çocukların gelişmesine yardım eder.
Bal Erkekliği kuvvetlendirir.
Bal vücuttaki zehirli maddeleri dışarı atar vücudu dinç ve zinde tutar.
Bal Mide ve bağırsak gazlarını izale eder.
Bal kanı çoğaltır, idrarı söktürür.
Bal damarları genişletir.
Bal dimağı, kalbi güçlendirir.
Bal siroza karşı iyi gelir.
Bal felç ve yüz felcine iyi gelir.
Bal bağırsaktaki Iekeleri tamamen yok eder.
Bal Akıl ve Zekaya fevkalade kuvvet verir.
Bal ılık su ile şerbet yapılır, içilirse ishale temin eder.
Bal soğuk su ile içilirse ishali durdurur.
Bal Kalp çarpıntıları için yegane devadır.
Bal sıcak içilirse 8 dak. soğuk içilirse 10 dak. kana karışır.
Bal kemik hastalıklarına kati devadır.
Bal sarılık hastalıklarına tutulmuş kimseler sabah, akşam 1 kaşık yerse 15 günde Hastalığı yok eder.
Asap bozukluğunu ve uykusuzluğu giderir.
Bal yiyen kimse halsiz kalmaz.
Bal süt ile sulandırılıp içilirse bağırsak şeritleri telef olur.
Bal karın ağrısını keser.
Bal Nar suyuna karıştırılıp göze sürme gibi çekilirse gözün kesin görmesini Sağlar.
Bal vücuttaki milkrop üremesini önler.
Bal göğsü ve ciğerleri temizler.
Balın hazmı kolay, atığı yoktur.
Bal miğde yaraları (Ülser) için faydalıdır.

 

Bal başlıca glikoz ve früktoz olmak üzere farklı şekerleri ihtiva eder. Balın rengi su beyazından koyu kahverengine kadar değişebilir. Bal akıcı, viskoz, kısmen veya tamamen kristalize olabilir. Balın tadı ve aroması balın menşeine ve bitkinin türüne göre değişir” olarak tanımlanmıştır.

Genel olarak bal; %80 şeker ve %17 su içerir. Geriye kalan %3’lük kısım mineral maddeler, amino asitler, renk maddeleri, vitamin ve enzimlerden oluşur. Balı diğer şekerli maddelerden daha değerli kılan içerdiği enzimlerdir. Enzimler yüksek sıcaklıklarda tahrip olacağından bal yüksek sıcaklıklarda ısıtılmamalıdır. Bal, varroa mücadelesinin yanlış zamanda yapılması sonucu oluşan “ilaç kalıntısı” içermemelidir. Bu nedenle kolonilere erken ilkbahar ve son bal hasadından sonra geç sonbahar dönemleri dışında ilaç verilmemelidir. Aksi halde bal çok değerli bir gıda olmaktan çıkıp insan sağlığı bakımından tehlike arz edecektir. İster süzme ister petek hangi tür bal olursa olsun, ilaç kalıntısı içermeyen ve belli oranlarda enzim bulunduran bütün ballar kaliteli ve değerlidir. Balın tanımında da bahsedildiği üzere, toplandığı bitkiye (orijinine) bağlı olarak bal, zamanla kristalize olabilir. Balın kristalize olması doğal bir olaydır.
Bal yüksek su oranına bağlı olarak ekşimediği sürece yıllarca bozulmadan kalabilir. Balın bozulmaması (ekşimemesi) için su oranı %20’nin üzerinde olmamalı ve bunu sağlamak için de olgunlaşan bir başka ifadeyle, bir çerçevede petek gözlerinin tümü veya en az 2/3’ü sırlanmış petekler hasat edilmelidir. Hasat edilen ve süzülen bal dinlendirildikten sonra cam kavonozlara veya laklı tenekelere doldurulmalıdır. Özellikle %17’den daha yukarı su içeren ballar ambalaja girmeden önce ekşimeyi önlemek amacıyla 60 C’de yarım saat ısıtılmalıdır. Doğru yapılmayan ısıtma işleminde balın enzim değerini kaybettiği ve balda bir kalite kriteri olan HMF (hidroksi metil furfurol) değerinin yükseldiği unutulmamalıdır.

 

 

Kaynak: http://tarim.gov.tr