Japonya’da 54 farklı hastalığa dair yapılan uygulamalarda, ortalama %80
dolayında iyileşme belirleyen araştırıcılar bu hastalıkların
bazılarının iştahsızlık, kronik hastalıklar nedeniyle vücut savunma
sistemi yetersizliği, metabolizma ve beslenme bozuklukları, adet
bozukluğu, sindirim sistemi rahatsızlıkları, astım, bronşit, kronik
kabızlık, asabilik, uykusuzluk ve karaciğer rahatsızlıkları olarak
bildirmektedirler. Aynı araştırıcılar kanserde tümör oluşumunun ve
büyümesinin arı sütü tarafından engellendiğini de belirtmektedirler.
Çin’de deney hayvanları tümör oluşumuna neden olan antijen verildikten
sonra iki gruba ayrılmış ve grubun birisine arı sütü verilmiştir. Arı
sütü almayan gruptaki bütün hayvanlar kanserden öldükleri halde arı
sütü alan grupta kanserden ölene rastlanmamıştır. Bu durum arı sütünün
en azından kanser oluşumunu engelleyici etkisini kanıtlar niteliktedir.
Arjantin’de yapılan bir araştırmada tavşanlara aşırı yağ içeren diyet
uygulanmış ve iki gruba ayrılarak grubun birisine arı sütü verilmiştir.
Deney sonucu kontrol grubunun kanındaki kolesterol düzeyi ortalama
%1.37 olarak belirlenirken arı sütü verilen grupta bu değer ortalama
%0.68 bulunmuştur. Kontrol grubunda aortta aterosklerotik lezyonlar
%69.4 - 85.4 düzeyinde oluşurken arı sütü verilen grupta bu değer %10
olarak belirlenmiştir. Ayrıca göz diplerinin, koroner damarların ve
karaciğerin incelenmesi sonucu arı sütü alan grupta önemli derecede
üstünlük belirlenmiştir.
Arı sütü tüketen normal veya şeker hastası olan insanlarda iskelet
kaslarının daha çok glikozu değerlendirmesi nedeniyle kan şekerinin
düştüğü belirlenmiştir.
Bulgaristan’da 125 enfeksiyonlu hasta üzerinde yapılan araştırmada arı
sütünün imünobiyolojik etkinliği artırdığı belirlenmiştir.
Çeşitli literatürlerde ortak olarak arı sütünün çeşitli enfeksiyöz
hastalıklarda, kas hastalıklarında, nefes darlığında, karaciğer
yağlanmasında, eklem hastalıklarında, zayıflık ve halsizliklerde,
sinirsel ve fiziksel yorgunluk hallerinde, mide ve barsak
hastalıklarında, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde, sinirsel ve
ruhsal bozukluklarda, zihinsel faaliyetlerin artırılmasında, yaşlılık
durumunda, üreme ve cinsel problemlerin giderilmesinde, ani heyecan ve
ruhi gerginliklerin giderilmesinde başarı ile kullanıldığı
belirtilmektedir.
Arı sütünün yapısında bol miktarda bulunan asetilkolin sayesinde
karaciğer yağlanması önlenmekte, tansiyon düşmekte ve kalp atışları
düzene girmektedir. Antiarteriosklerotik bir madde olan arı sütünün
günlük 50-100 mg’lık dozu bile total kolesterol düzeyinde %14 , total
lipid düzeyinde ise %10 azalma sağlamıştır.
Arı sütünün yüksek dozlarda kullanımı antiviral etki oluşumuna neden
olduğundan gribe karşı oldukça başarılı sonuçlar alınmaktadır.
Arı sütünün görme bozukluklarında ve görme yeteneğini artırmada önemli derecede etkili olduğu da deneylerle saptanmıştır.
|